29 Ekim 2010 Cuma

Filo'nun gönderilmemişleri. 1

Resmine dalmışım, saat geçmiş neredeyse. Konuştum onunla biraz, güzel konuştuğumu fark ettim. Kaleme dökeyim dedim, bilirsin bu korkak, içine sığındığı gurur diye adlandırdığı duvarlardan öteye gidemez. Bu yüzden kendi kendine yazar, çizer, siler. Peki bu niye mi farklı bu çok farklı be güzelim. Ben birşey gördüm resmine bakarken, sen çok güzel gülüyorsun be. Bir yazı okurdum, takas yapalım sen gülüşünden ver ben ömrümden buna gülerdim ben. Ne olacak güldürmek basit iş, bunun için candan mı verilirmiş. Bu gülüşteki farkı görünce al ömrümü al be. Bu saatte nettesin, netteyim ben senden bi ihtimal mesaj bekliyorum atmayacaksın herhalde ne zaman attın ki. Zaman geçsin diye açtım resmini bir kaç güzel söz ve bir kaç damla döküldü benden. Ve anıların zihinden şerit halinde geçmesi var tabi, tartışıp evlere dönecekken birden boynuma sarıldığın gün.. sanırım o gündü beni aşık eden. Biliyorum yerli yersiz her sorunda ayrılalım diyen bir ahmaktım ben belkide tek sorunlu ben değildim. Sonuç bu oldu pişman değilim ama üzüldüm neye üzüldüm onuda bilmiyorum. Sadece gülüşün acıtıyor, ağlatıyor, can yakıyor. He peki sen gülmeyecek misin? Tabi ki güleceksin hatta öyle bir güleceksin ki dillere düşeceksin. Birgün öyle bir gün gelecek ki, ben bana katlanabilen 3-5 dostla kaldığımda gururla kasıla kasıla "bak işte ben bunu sevdim!" diyeceğim. He peki sen gülmeyecek misin? güleceksin tabi ki, bunada güleceksin anca gül amık.

Saat: 05.51
Tarih: 30 Ekim 2010
Filo öfkeli.

21 Ekim 2010 Perşembe

Biliyor musunuz Ben Yalnızmışım / Bar Filozofu

Evet. Ben yalnızmışım, kim mi söyledi? kuşlar. Ama söylemedi gösterdi, hasta yatağında tek başına dönüp dururken camımın önünden geçen kuşar gösterdi çünkü onlar birlikte kanat çırpıyordu, ya benim yanımda kim vardı kimse sadece bunu görmedim tabi, vefasızlığı gördüm. Hasta bir insanı kim çeker? Ben şunu gördüm, eğer bir toplumdaki mizah rolünü üstleniyorsan mutsuz olduğunda sorunların olduğunda boku yedin. Çünkü sen gülmek güldürmek zorundasın işin ne? benim hayatımda sorun olma lüksü yok. Eğer mutsuz olursan umursanmazsın. Şuan rehberimi açıyorum kime mesaj atsam kiminle paylaşsam bu yalnızlığı dostlar mı.. dostlar yokmuş be, şimdi gördüm. E ne olacak böyle ne yapıcam? bişey yapamayacam ne yazık ki, tekrar gülene güldürene kadar bu yatakta kalıcam. İnsanların ancak o zaman işine geliyorum. Zaten hayatta herkes için yeteri kadar sorun var bir fazlasını kimse istemez kimse.. Yalnızlık kavramı sanılandan bambaşkaymış insanların ortasında yalnız olmak değil, yalnız olmak. İnsanların arasında yalnız hissetmektir, ne içeride dizilerini izleyen ailem uğruyor yanıma, ne elimden düşmeyen telefonun ışığı yanıyor, nede şu aşığı olduğumuz insan hislerini kaşarlaştıran internetten bir ileti sesi geliyor. İnsanlar böyle, işine gelmezse aklına gelmezsin, her insan mı? belki evet belki hayır. Ama benim için evet, çıkarcılığın ortasında bir piyon olup çıkıyor insan. Kim bilir belki bir basit hamle uğruna feda edilirim, belkide ben birini öne atarım oyunu bitiririm. Zaman işte, hepsi bu kadar. Teşekkürler buraya kadar okuma zahmetinde bulunan.